Holmens Kirke
Holmens Kirke, Kopenhag’ın kalbindeki Danimarka kilisesi, mimari ve denizcilik tarihiyle öne çıkar. Yapı, başlangıçta Kral II. Frederik için inşa edilen bir çapa demirhanesiydi. 1619’da Kral IV. Christian, bu demirhaneyi ibadet mekânına dönüştürdü. Holmens Kirke, hem cemaat kilisesi hem de Danimarka donanmasının kilisesi olarak kullanıldı. Yapı, Danimarka’da doğrudan su kenarında bulunan tek kilise olarak tanımlanır.
On yedinci yüzyılın ilerleyen dönemlerinde Leonhard Blasius, yapıyı Rönesans üslubunda haç planlı bir kiliseye genişletti. Haç biçimli plan, ahşap, taş ve süsleme ayrıntıları bu dönüşümü görünür kılar. Holmens Kirke, Danimarka Halk Kilisesi’ne bağlı Lüteriyen geleneği izler. İç mekândaki org, kilisenin konserler ve müzik etkinlikleriyle kurduğu bağı taşır. Kilise, org festivallerine, koro çalışmalarına, klasik müzik akşamlarına ve Noel konserlerine ev sahipliği yapar. Kilisenin şapeli, daha küçük müzik etkinlikleri için kullanılır. Holmens Kirke, kraliyet etkinliklerine, ulusal anmalara ve Danimarka donanmasıyla ilişkili törenlere de sahne olur. Aile ve çocuk etkinlikleri, yapının ibadet dışındaki topluluk rolünü gösterir. Bu buluşmalarda ritim çalışmaları, şarkılar, danslar ve bazı aile ayinlerinin ardından ortak yemekler yer alır. Holmens Kirke, Kopenhag’ın dini, ulusal ve kültürel katmanlarını aynı mekânda bir araya getirir.
- Şehir
- Copenhagen
- İçerik güncellendi

Görsel: Ib RasmussenPublic domain 
Görsel: GrayswoodsurreyCC BY-SA 4.0 
Görsel: Ib RasmussenPublic domain 
Görsel: Ib RasmussenPublic domain 
Görsel: wikimedia
Bu sayfayı telefonuna taşı
myTuur uygulaması ücretsiz ve bir noktanın önünde durduğunda hikâyesi kendiliğinden başlıyor.
Bunun gibi noktalar, myTuur’un Copenhagen şehrinde turlara dizdiği duraklar. Uygulamada her hikâye durduğun yerde başlıyor: bir noktaya yaklaş, hikâyesi çalsın, ekrandan oku ya da yolda dinle, sonra rotanın bir sonraki durağına geç.
myTuur nedir?
myTuur, şehirleri seninle birlikte gezen ücretsiz bir rehber uygulaması. Turlar noktalardan oluşuyor ve her noktada, oraya vardığında başlayan bir hikâye var: ister oku, ister dinle.
